Önce İnsan Sonra Haber

Bu devran böyle gidecek sanıyorlar

Yazıktır, günahtır. 10 kişi bir yere gideceksiniz, 2 bin 280 işçinin vergisini harcıyorsunuz. Maalesef, iktidarın zihniyeti neyse, bürokratının zihniyeti de o. Öğrendik ki Cibuti'ye, bir de baraj hibe ediyormuşuz. El insaf kardeşim.

Gündem 5 Aralık 2019 Perşembe / 2 ay önce
Bu devran böyle gidecek sanıyorlar

Ekleyen: Kozmiktürk

Kozmiktürk-Haber Merkezi

İYİ Parti Genel Başkanı Meral Akşener, "Millet, Meclisinin, yani iradesinin saf dışı bırakılmasına rıza göstermeyecek. Yüzbinlerce dolara mal olan, şatafatlı gezilere daha fazla sessiz kalmayacak. Dişinden tırnağından artırdıklarıyla 'Devletimi iyi temsil etsinler.' diye her türlü imkânı veren bu aziz millet, devlet saygınlığını yerle bir eden, bu şımarıklığa artık geçit vermeyecek. Artık 'yeter' diyecek. 'Söz benimdir, söz milletindir' diyecek" dedi.

Akşener, emeklilikte yaşa takılanların (EYT) dertlerine deva olmanın anlatıldığı gibi zor olmadığını söyleyerek, "Bir maliyeti var ama Türkiye'nin o maliyeti göğüsleyecek imkânları da var" dedi.

Bir toplumun medeniyet ölçüsünün, o toplumun dezavantajlı bireylerinin karşılaştığı zorluklar olduğunu dile getiren Akşener, "Onlar ne kadar zorlanıyorsa, medeniyet o kadar yaralı demektir. Onların hayatı ne kadar kolaylaşıyorsa, o ülkede medeniyet yükseliyor demektir. Bu noktada adım atarken, kararlı olmak, cesur olmak gerekir." diye konuştu.

İYİ Parti Genel Başkanı Akşener, eğitimden günlük yaşama kadar her alanda engelli vatandaşların hayatını kolaylaştırmanın bu yola taş döşemek olduğuna inandıklarını söyledi.

Grup toplantısına EYT'lilerin katıldığını aktaran Meral Akşener, EYT meselesinin, ailelerle birlikte milyonlarca vatandaşı mağdur ettiğini savundu.
EYT'lilere ilişkin kademeli bir çözüm planının mümkün olduğunu belirten Akşener, "Ülkeyi yönetiyorsanız, sizden önce ya da sizden sonra, bütün dertlere çare bulmak zorundasınız." dedi.

EYT'lilerin dertlerine deva olmanın anlatıldığı gibi zor olmadığını ifade eden Genel Başkan Akşener, şunları kaydetti:

"Bir maliyeti var ama Türkiye'nin o maliyeti göğüsleyecek imkânları da var. Ben 'maliyet' diyorum, onlar size 'yük' diyor. Milleti, kendi hazinesine yük görmek de ne demek? Nasıl geçen haftaki sözümü dinleyip fabrika bacalarına filtre takmayı erteleyen kararı veto ettiniz ve milletin yararına bir karar verdiniz, EYT'liler konusunda da ya gerekeni yapacaksınız ya da biz geleceğiz, biz yapacağız."

Meral Akşener, TBMM Başkanı Prof. Dr. Mustafa Şentop'un katıldığı Cibuti'deki 42. Afrika Parlamenter Birliğinin Konferansı'nı anımsattı.

TBMM Başkanı Şentop ve beraberindeki heyetin "seyahat masraflarını" eleştiren Akşener, "Devlet işidir, gidecekler tabii. Bu arada, Diyanet İşleri Başkanı ve ekibi de gidiyor. Neden? II. Abdülhamid Han'ın adının verildiği bir cami yaptırmışız. Onun açılışını yapacaklar. Ne güzel, Allah razı olsun ama nasıl gidiyorlar biliyor musunuz? Özel bir uçak kiralıyorlar. 22 bin dolar yakıt masrafı, 108 bin dolar da kiralama ücreti var, toplamda 744 bin liralık bir seyahat.

Yazıktır, günahtır. 10 kişi bir yere gideceksiniz, 2 bin 280 işçinin vergisini harcıyorsunuz. Maalesef, iktidarın zihniyeti neyse, bürokratının zihniyeti de o. Öğrendik ki Cibuti'ye, bir de baraj hibe ediyormuşuz. El insaf kardeşim."

Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi'ni de eleştiren Genel Başkan Akşener, konuşmasını şöyle sürdürdü:

"Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi diye bir icat uydurduk. 'Memleketi iki dudağımızın arasına mahkûm ederiz, Meclisi yok sayar, adaleti geciktirir, kimseye kulak vermez, kimseye hesap vermez, saraylarımızda, uçaklarımızda, lüks arabalarımızda günümüzü gün ederiz.' diye düşünüyorlar. Bu devran böyle gidecek sanıyorlar. Ama bu devran böyle gitmeyecek. Millet, Meclisinin, yani iradesinin saf dışı bırakılmasına rıza göstermeyecek. Yüzbinlerce dolara mal olan, şatafatlı gezilere daha fazla sessiz kalmayacak. Dişinden tırnağından artırdıklarıyla 'Devletimi iyi temsil etsinler.' diye her türlü imkânı veren bu aziz millet, devlet saygınlığını yerle bir eden, bu şımarıklığa artık geçit vermeyecek. Artık 'yeter' diyecek. 'Söz benimdir, söz milletindir' diyecek."

Akşener, Cumhurbaşkanlığı Sistemi nedeniyle demokrasi ve yargının ağır yara aldığını ve yatırımcılarda büyük güven sorununa neden olduğunu savundu.

CUMHURBAŞKANLIĞI HÜKÜMET SİSTEMİ'NİN 500 GÜNÜ

Meral Akşener, Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi'nin 500 günlük karnesini rakamlar vererek değerlendirdi.

Genel Başkan Akşener, Türkiye'nin 500 günde yüzde 4'ün üzerinde daraldığını, kişi başı milli gelirin, 8 bin 811 dolara düştüğünü, milletin bir sene önceye göre yüzde 10 daha fakirleştiğini, işsizlik oranının yüzde 10'dan, yüzde 14'e çıktığını savundu.

Açıkladığı rakamların resmi rakamlar olduğunu ileri süren İYİ Parti Genel Başkanı Akşener, işsiz sayısının 3 milyon 315 binden, 4 milyon 650 bine, üniversite mezunu işsiz sayısının 369 bin artışla 907 binden 1 milyon 276 bine, kadın işsiz sayısının ise 1 milyon 916 bine çıktığını kaydetti.

Genç işsizlerde ise 470 bin kişilik bir artış olduğunu ve rakamın 1 milyon 518 bine ulaştığını ifade eden Akşener, şöyle dedi:

"Hani kötü bir işle karşılaştığımızda, 'Burası Tanzanya mı?' denirdi ya, bu ucube sistem bizi, Tanzanya'nın bile gerisine düşürdü. 1 ay içinde 1 liralık patatesin fiyatı, 2 buçuk liraya çıkmış. Sütün fiyatı, yüzde 37, tereyağı yüzde 24, beyaz peynir yüzde 31, salça yüzde 88 artmış. Elektriğe, doğal gaza, yüzde 60'lara varan zam yapılmış. Böyle bir ülkede, enflasyonun yüzde 8 buçuk olduğuna kim inanır, söyler misiniz?

Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi'nin ilk 500 gününde: Otoyol ücretleri yüzde 41, hac ücreti yüzde 35, umre fiyatları yüzde 23 arttı. Dövizin hali ortada. Büyük umutlarla başlattıkları, 'döviz bozdur' kampanyası da fiyaskoya dönüştü. Vatandaşımız bu sisteme güvenmediği için 137 milyar dolar olan döviz mevduatı, 58 milyar dolar artarak 195 milyar dolara çıktı. Toplam mevduattaki döviz oranı yüzde 53'e çıktı. Bu sisteme geçtiğinden beri, Türkiye bütçesi dipsiz bir kuyuya dönüştü. Bütçe açığı 152 milyar lira oldu. Eğer Merkez Bankası yedek akçesiyle, imar affı ve bedelli askerlik gibi bir defalık gelirler olmasa, bütçenin açığı 235 milyar lira olacaktı. Bu neye benzer biliyor musunuz? Evin ekonomisini ayakta tutmak için, hanımın kolundaki bileziği, parmağındaki yüzüğü satmaya benzer."

Meral Akşener, Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi'ne geçilen, Haziran 2018'den bu yana, ödenemeyen, takibe düşen kredilerin 68 milyar liradan, 140 milyar liraya çıktığını söyledi.

İYİ Parti Genel Başkanı Meral Akşener, Türkiye'nin bu girdaptan ancak iyileştirilmiş parlamenter sistemle çıkacağını, İYİ Parti olarak ilk günden beri bütün bunların olacağını öngördükleri için bu "ucube sisteme" karşı çıktıklarını kaydetti. Türkiye'yi yeniden demokratik bir hukuk devletine dönüştürülmesi gerektiğini iddia eden Akşener, şöyle dedi:

"İyileştirilmiş parlamenter sistem, hakkın ve adaletin tarifidir. Çalışan, üreten, geleceğe ve ülkesine güvenen gençliğin parolasıdır. Birbirine saygı duyan insanlarımızın, konuşan Türkiye'nin anahtarıdır. İyileştirilmiş parlamenter sistem, demokratik cumhuriyetin, ekonomik kurtuluşun reçetesidir. Bu reçete, milletimiz mutlu, Türkiye güçlü olsun diyedir. Bu reçete, milletimiz fakirleşmesin, aksine zenginleşsin diyedir. Bu reçete, 'kadınlarımız güçlü, çocuklarımız güvende olsun' diyedir. Bu reçete, 'Cennet vatanımız, hep cennet kalsın' diyedir. Bu reçete, milletin olanı millete geri vermek içindir, millet iradesinin yeniden iktidar olmasıdır."

meralakşenerisrafakpartihesap