Önce İnsan Sonra Haber

Gıda şirketleri çiftçileri yok ediyor

Bekaroğlu: Can suyu falan diyorsunuz. Derede akan suyun tamamı candır, o su olmazsa Karadeniz’de can olmaz, canlı olmaz. Niye bunu görmüyorsunuz?

Gündem 14 Kasım 2019 Perşembe / 3 hafta önce
Gıda şirketleri çiftçileri yok ediyor

Ekleyen: Kozmiktürk

Kozmiktürk-Haber Merkezi

TBMM Plan ve Bütçe Komisyonunda, Tarım ve Orman Bakanlığının 2020 bütçesinin görüşmelerine başlandı.

Komisyon Başkanı AK Parti Mersin Milletvekili Lütfi Elvan başkanlığında toplanan komisyonda, Tarım ve Orman Bakanlığı, Orman Genel Müdürlüğü, Devlet Su İşleri Genel Müdürlüğü, Meteoroloji Genel Müdürlüğü, Türkiye Su Enstitüsünün bütçeleri ile Orman ve Su İşleri Bakanlığının kesin hesabı ile Tarım ve Kırsal Kalkınmayı Destekleme Kurumunun Sayıştay raporu ele alınacak.

Tarım ve Orman Bakanı Bekir Pakdemirli, bakanlığının bütçesinin sunumunu yapmaya başladı.

Bakan Bekir Pakdemirli, "Tarımsal destekleri 2020 yılında en yüksek artışla 22 milyar liraya çıkarıyoruz. Bakanlığımız 2020 bütçesinin yüzde 54,5'ini tarımsal desteklere ayırdık." dedi.

Tarım ve Orman Bakanlığı ile bağlı kuruluşlarının 2020 yılı bütçesinin görüşüldüğü TBMM Plan ve Bütçe Komisyonu'na sunum yapan Bakan Pakdemirli, önümüzdeki yılı bakanlık için dijitalleşme yılı olarak tasarladıklarını aktardı.

Tarımda dijital kayıtlılıkla üretimde ve gıda sanayisinde beklenen gelişim ve verim artışının en kısa yoldan sağlanacağını belirten Pakdemirli, "Tedarikten lojistiğe kadar bütün süreci optimize edecek bir sistemi tanımladık. Erken uyarı sistemleriyle ürün ve girdi fiyatlarının takibini, küçük ölçekli işletmelerin üretim ve fiyat alanında karşılaşabilecekleri sorunları önceden tespit ederek, geleceğe yönelik alınması gereken tedbirleri alacağız." diye konuştu.

Bakan Pakdemirli, 21 Kasım'da kapanışı yapılacak Tarım Orman Şurası'yla tüm paydaşlardan gelen bilgi ve önerileri damıtarak bir yol haritası çizeceklerini vurgulayarak, tarım ve hayvancılıkta 5 yılı planlayarak, gelecek 25 yıla ışık tutacaklarını söyledi.

Komisyon üyesi milletvekillerini de şuraya davet eden Pakdemirli, 2002'de 1,8 milyar lira olan tarımsal desteklerin 2018 yılında 14,5 milyar ve geçen yıl da 16,9 milyar liraya çıktığını kaydetti.

Tarım ve Orman Bakanı, "Tarımsal destekleri 2020 yılında yüzde 36,7 ile en yüksek artışla 22 milyar liraya çıkarıyoruz. Bakanlığımız 2020 bütçesinin yüzde 54,5'ini tarımsal desteklere ayırdık." değerlendirmesinde bulundu.

Bu yıl gübre desteği başta olmak üzere bazı desteklerde birim destek miktarlarını artırdıklarını, bazı konularda ise yeni destekler başlattıklarını anlatan Pakdemirli, sözlerini şöyle sürdürdü:

"Bu yıl 12 yeni destek ve 32 destek birim fiyatında da artış sağlayarak çiftçimizin yanında olduğumuzu gösterdik. Tarım Orman Şurası'nda çıkacak tavsiye kararına göre imkanlar dahilinde destekleme modelinde revize yapabiliriz. Bu yıl içinde bugüne kadar, 9,9 milyar lira bitkisel üretim destekleme ödemesi yaptık. Tarıma yapılan çeşitli desteklemelerin yanı sıra, 2003-2018 döneminde, çiftçilerimize 117,4 milyar lira direk nakit destekleme ödemesi yaptık. Bu yıl ekim ayı sonuna kadar ise toplam 14,5 milyar lira nakit destekleme yapılırken, yıl sonuna kadar 16,9 milyar lira destekleme ödemesi gerçekleştirilmiş olacak."

Bakan Pakdemirli, hayvancılıkta da 2002 yılında 83 milyon lira olan destek miktarını 45 kat artırarak 2018 yılında 3,7 milyar liraya çıkardıklarını vurgulayarak, bu yıl ekim sonu itibarıyla, 4,4 milyar lira destekleme ödemesi yaptıklarını, bu miktarın yıl sonunda 5,2 milyar liraya ulaşmasını ve 2020 yılında ise 6,6 milyar lira olmasını planladıklarını ifade etti.

Pakdemirli, böylece 2003-2019 döneminde toplam 33 milyar lira hayvancılık desteği ödemiş olacaklarını aktardı.

Kırsal alandaki yatırımlara hibe desteği sağlayan proje kapsamında bugüne kadar yaklaşık 11 bin projeye 4,5 milyar lira hibe desteği sağladıklarını bildiren Tarım ve Orman Bakanı, bu yıl 490 projenin yatırımının sürdüğünü ve bu projelerle kırsal alanda 9 milyar liralık yatırım yapıldığını ve yaklaşık 92 bin yeni istihdam sağlandığını kaydetti.

Bakan Pakdemirli, Avrupa Birliği Kırsal Kalkınma Programı (IPARD) kapsamında bugüne kadar 14 bin 315 projeye 4 milyar lira hibe sağladıklarını belirterek, şöyle devam etti:

"Bu hibelerle kırsalda 10 milyar liralık yatırım ve 60 bin yeni istihdam oluşturuldu. IPARD yatırımları vergilerden muaf olduğundan, yatırımcılara 1,5 milyar liralık dolaylı katkı sağlandı. 2019 yılında IPARD-2 kapsamında toplam hibe bütçesi 2 milyar lira olan 3 başvuru çağrısına çıktık. 2023 yılına kadar IPARD-1'de 10 bin 695 olan proje sayısını 20 bine, 3,2 milyar lira olan hibe miktarını 8 milyar liraya, 7 milyar lira olan yatırım miktarını 15 milyar liraya, 57 bin olan istihdam sayısını ise 100 bine çıkarmayı hedefliyoruz."

Faiz destekli tarımsal kredilere ilişkin de bilgi veren Pakdemirli, Ziraat Bankası ve Tarım Kredi Kooperatifleri tarafından 2018 yılında, 498 bin üreticiye 8,7 milyar lira, bu yıl eylül ayı sonu itibarıyla 282 bin üreticiye 6,6 milyar lira, 2010-2018 döneminde ise 923 bin 449 üreticiye toplam 19,4 milyar lira kredi kullandırıldığını söyledi.

Bakan Pakdemirli, tarımsal kredilerin geri dönüş oranının ise geçen yıl ortalama yüzde 97,8 olduğunu anlattı.

Tarım ve Orman Bakanı Bekir Pakdemirli, halkın tükettiği şekerin tamamının yerli üretim olduğunu belirterek, "Çiftçimizin ilave 1,5 milyon ton pancarı kota kapsamında üretmesi sağlandı. 2002'ye göre yüzde 21 artışla, pancar üretimimizin 2019'da yaklaşık 20 milyon ton olmasını öngörüyoruz." dedi.

TBMM Plan ve Bütçe Komisyonu'na sunum yapan Pakdemirli, sertifikalı tohum üretimini artırıp denetimleri etkinleştirdiklerini belirtti.

Bakan Pakdemirli, tohum ihtiyacının yüzde 96'sının yurt içinde üretildiğini, ayrıca 86 ülkeye 152 milyon dolarlık ihracat yapıldığını söyledi.

Halkın tükettiği şekerin tamamının yerli üretim olduğunu belirten Tarım Bakanı Pakdemirli, "Pancar şekeri satışlarında cumhuriyet tarihinin rekorunu kırdık. Şeker kotalarında yaptığımız düzenlemeyle nişasta bazlı şeker kotası, 2018'de yüzde 10'dan yüzde 5'e, 2019'da ise yüzde 2,5'e düşürüldü. Böylelikle, çiftçimizin ilave 1,5 milyon ton pancarı kota kapsamında üretmesi sağlandı. Şeker pancarının tonunu 2018'de 235 lira iken, 2019'da 300 liraya çıkardık. 2002'ye göre yüzde 21 artışla, pancar üretimimizin 2019'da yaklaşık 20 milyon ton olmasını öngörüyoruz." ifadelerini kullandı.

Hayvancılığa sağlanan destekler ve kredilerle uygulanan projelerle 50 ve üzeri büyükbaş hayvan işletme sayısının 46 bin 475'e ulaştığına işaret eden Pakdemirli, kişi başına düşen süt üretiminin 2002'ye göre yüzde 113 artarak, 270 kilograma ve kırmızı et üretiminin de yüzde 115 artarak, 13,6 kilograma çıktığını aktardı.

Tarım topraklarını koruma çalışmaları kapsamında 265 büyük tarımsal ovanın koruma altına alındığını vurgulayan Bakan Pakdemirli, toplam 1,4 milyon hektar alanın miras ve satış yoluyla bölünmesini önlediklerini ifade etti.

Tarım ve Orman Bakanı, Su Ürünleri Kanunu'nda köklü bir değişiklik yaptıklarına işaret ederek, "Su ürünleri yetiştiriciliğinde, 2018'de 315 bin ton olan üretimimizi, 2023'de 600 bin tona çıkarmayı ve 2 milyar dolar ihracat yapmayı hedefliyoruz." dedi.

Son 17 yılda orman varlığının 1,8 milyon hektar artırıldığını anlatan Pakdemirli, "Orman alanımız bugün ülkemizin yüzde 29'unu kaplamaktadır. 2023'e kadar, bir yandan bozuk ve verimsiz ormanları ıslah ederek verimli hale getirmek, diğer yandan orman alanlarını genişleterek ülke yüzölçümünün yüzde 30'u olan 23,4 milyon hektara çıkarmak öncelikli hedeflerimiz arasında bulunuyor. 2023'e kadar dünya nüfusu oranında, yani 7 milyar fidanı toprakla buluşturacağız." diye konuştu.

Bakan Pakdemirli, 17 yılda, 30 bin futbol sahası alanı kadar toprağın erozyonla taşınmasını önlediklerini, 2023'de erozyonla taşınan toprak miktarını 130 milyon tona düşürmeyi hedeflediklerini bildirdi.

Tarım ve Orman Bakanı Bekir Pakdemirli, tamamlanan arıtma tesisleri ile günde 8,6 milyon metreküp kaliteli içme suyu üretildiğini belirterek, "2023 yılına kadar 12 milyon kişiye ve tüm projelerin tamamlanmasıyla yaklaşık 20 milyon kişiye içme suyu temin edeceğiz." dedi.

Tarım ve Orman Bakanı Pakdemirli, yangınla mücadelede ilk müdahale süresini, 17 yılda 40 dakikadan 12 dakikaya kadar indirdiklerini vurguladı.

Pakdemirli, yangınla mücadele stratejilerinin yangın çıkmasına mani olmak, erken uyarı, hızlı ve etkin müdahale ile yanan alanların yangına dirençli hale getirilecek şekilde ağaçlandırılması olduğunu dile getirdi.

2009-2018 döneminde, yılda ortalama 2 bin 388 orman yangını çıktığını ve zarar gören alanın ortalama 6 bin 665 hektar olduğunu ifade eden Bekir Pakdemirli, verimli orman alanlarının 14 milyon hektara çıkaracaklarını belirtti.

Bakan Pakdemirli, vatandaşların kaliteli ve güvenilir içme ve kullanma suyuna ulaşması için içme suyu tesisleri ve havzalarını korumak ve gelecek nesillere sağlıklı şekilde bırakmak amacıyla evsel atıksu arıtma tesisleri inşa ettiklerini, sulama ve toplulaştırma yatırımları gerçekleştirdiklerini söyledi.

Tarım ve Orman Bakanı Pakdemirli, hidroelektrik enerji tesisleriyle Türkiye'nin enerjide dışa bağımlılığını azalttıklarına dikkati çekerek, şu bilgileri verdi:

"Baraj sayımızı, 2003-2019 yıllarında, 276 adetten yüzde 205 artışla 841'e, söz konusu dönemlerde HES sayımızı 97'den yüzde 570 artışla 650'ye, gölet ve bent sayımızı 228'den yüzde 164 artışla 602'ye, sulama tesisi sayımızı bin 764'den yüzde 76 artışla 3 bin 105'e ve içme suyu tesisi sayımızı 84'den yüzde 285 artışla 323'e çıkardık."

Teknik ve ekonomik olarak sulanabilir 8,5 milyon hektar arazinin 6,6 milyon hektarını sulamaya açtıklarını bildiren Bekir Pakdemirli, "Tamamlanan arıtma tesisleri ile günde 8,6 milyon metreküp kaliteli içme suyu üretilmektedir. 2023 yılına kadar 12 milyon kişiye ve tüm projelerin tamamlanmasıyla yaklaşık 20 milyon kişiye içme suyu temin edeceğiz." dedi.

Meteoroloji Genel Müdürlüğünün yüzde 90'ları aşan tahmin tutarlılığı yakaladığını ifade eden Pakdemirli, "Tarımsal faaliyetlerin planlanmasında, verimliliği artırmak amacıyla 'Tarımsal Hava Tahmini' başlığıyla internet sayfasını hizmete sunduk. Uygulanan finans yönetimi sonucunda; 2018 yılında 9 milyon 323 bin lira zarar eden TİGEM, 2019 yılında 50 milyon lira kar elde etmeyi hedeflemektedir." diye konuştu.

Bakan Pakdemirli, Toprak Mahsulleri Ofisinin (TMO) iç ve dış piyasaları yakından takip ettiğini ve piyasaların sağlıklı işlemesine yönelik düzenleyici tedbirler almak suretiyle de üreticiyi koruyup tüketiciyi kolladıklarını belirterek, TMO'nun 2019'da 14 üründe hasat dönemi öncesi alım fiyatı açıklayarak bugüne kadar 156 bin üreticiden, toplam 2,4 milyon ton ürün alımı gerçekleştirdiğini ve karşılığında 4,8 milyar lira ödeme yapıldığını söyledi.

Et ve Süt Kurumunun (ESK) besicileri korumak ve hayvancılığın sürdürülebilirliğini sağlamak amacıyla, üretim maliyetlerini göz önüne alarak hayvan alım fiyatlarını düzenlendiğinin altını çizen Tarım ve Orman Bakanı Pakdemirli, "2019 yılı ilk dokuz ayında, 203 bin 182 büyükbaş ve 72 bin ton kırmızı et ürettik. 3 milyon 943 bin kanatlı hayvan alımı yaptık ve 7 bin 243 ton beyaz et ürettik. Toplam 33 bin 280 ton kırmızı et ve 5 bin 5 ton beyaz et satışı gerçekleştirdik." ifadesini kullandı.

Pakdemirli, bu yılın ilk dokuz ayında besicilere 1 milyar 962 milyon lira ödeme yapıldığına işaret ederek, ESK'nin 2019 yılının ilk 9 ayında alınan 133 bin 19 ton çiğ sütten, 10 bin 911 ton yağsız süt tozu üretildiğini dile getirdi.

Türkiye'de üretilen yaş çayın yüzde 50-55'inin ÇAYKUR'un 46 adet yaş çay fabrikasında işlendiğini belirten Bakan Pakdemirli, bu yıl ekim ayı itibarıyla 750 bin ton yaş çay alımı yapıldığını bildirdi.

Tarım ve Orman Bakanı Pakdemirli, 2020 yılının bitkisel ürün miktarının arttığı ve meraların optimum kullanıldığı bir yıl olacağını ifade ederek, "Bitkisel üretimimizi yüzde 5 artırarak yaklaşık 125 milyon tona, sertifikalı tohum üretimimizi yüzde 5 artırarak 1,2 milyon tona çıkaracağız. Tohum sektörümüzün pazar büyüklüğünü 1,4 milyar dolara çıkarmayı hedefliyoruz." şeklinde konuştu.

Cumhuriyet tarihinde ilk defa sofralık zeytini bu yıl "Fark Ödemesi Desteği" kapsamına aldıklarını vurgulayan Bekir Pakdemirli, kilograma 15 kuruş destek vereceklerini anlattı.

Tarım ve Orman Bakanı Pakdemirli, 2020'nin küçükbaş hayvan varlığını artırmada hamle yılı olacağına işaret ederek, sözlerini şöyle sürdürdü:

"Küçükbaş sürü büyütme projesi kapsamında, sürüye katılan hayvan başına ilave 100 lira destek ve diğer projeler ile 56 milyon baş hayvan hedeflenmektedir. Küçükbaş hayvanlardaki sayısal artış, büyükbaş hayvanlardaki üremeye bağlı kayıpların azaltılması ve etçi - kombine buzağılara ilave 250 lira destek ile kırmızı et üretiminin 1,25 milyon ton olmasını hedefliyoruz. Beyaz et üretiminin, 2,4 milyon ton olması hedeflenmektedir."

Kırsal Kalkınma Destekleme Programı kapsamında, toplam 4,1 milyar lira tutarında yatırımın destekleneceğini ve 16 bin istihdam sağlanacağını belirten Pakdemirli, tarıma dayalı sanayi bölgelerini artırarak, sanayi üretimine katkı sağlayacaklarını ifade etti.

Su ürünlerinde de ilkleri yapacaklarının altını çizen Pakdemirli, 16 bin 500 ton kapasitede Avrupa'nın ve ülkenin ilk tarıma dayalı ihtisas organize su ürünleri yetiştiricilik bölgesinin kurulacağını anlattı.

Bakan Pakdemirli, ülkenin tavukçuluk üretimini garanti altına alacak sistemler kurulduğunu ve 220 bin yerli etçi ve yumurtacı damızlık civciv üretiminin yapılacağını söyledi.

Ar-Ge'ye 27 milyon lira uluslararası finansman sağlayacaklarını kaydeden Bekir Pakdemirli, özel sektöre Ar-Ge Destek Programı kapsamında 21,4 milyon lira destek vereceklerini belirtti.

Pakdemirli, orman varlığının 2020 sonunda, 22,9 milyon hektara ulaştırılacağının altını çizerek, Türkiye'de akarsular tarafından denizlere taşınan toprak miktarını da 154 milyon tondan, 140 milyon tona düşüreceklerine işaret etti.

Toplulaştırmayla üretimde ve gelirde artış sağlayacaklarını dile getiren Bakan Pakdemirli, 230 olan toplulaştırma projesi sayısını 237’ye yükseltip, 143 bin hektarı toplulaştırma yapacaklarını anlattı.

Tarım ve Orman Bakanı Pakdemirli, Bakanlığın 2020 bütçe teklifinin bir önceki yılın bütçesine göre yüzde 19,4 artırılarak 40,3 milyar lira olduğunu dile getirdi.

Bekir Pakdemirli, 2018'de 1 milyon 124 bin 918 gıda denetimi yapıldığını anımsatarak, bu yıl ekim ayı itibarıyla 985 bin 188 gıda denetimi yapıldığını ve denetimlere devam edildiğini kaydetti.

BEKAROĞLU'DAN SERT ELEŞTİRİ

CHP İstanbul Milletvekili Mehmet Bekaroğlu, uygulanan ekonomi politikalarından tüketicinin de üreticinin de memnun olmadığını savunarak, "Türkiye'de çiftçi yok. Piyasada gıda şirketlerinin egemenliği var. Gıda şirketleri çiftçileri yok ediyor. Sizin destek uygulamalarınız da o büyükleredir." ifadesini kullandı.

Hidroelektrik Santrallerinin (HES) Karadeniz Bölgesi'ni kuruttuğunu ileri süren Bekaroğlu, "Can suyu falan diyorsunuz. Derede akan suyun tamamı candır, o su olmazsa Karadeniz’de can olmaz, canlı olmaz. Niye bunu görmüyorsunuz?" dedi.

Karadeniz Bölgesi'nde düşük yoğunluklu turizm faaliyetlerinin olabileceğini belirten Bekaroğlu, "Yeşil yol ne demek? Niye yaylaları birbirine bağlıyorsunuz? Yaylalara bir şey yapacaksanız yollarını ıslah edin. Ayder ve Uzungöl'ü görmüyor musunuz? Kitle turizmi Karadeniz’de olur mu? Bu cinayettir, bunu nasıl görmezsiniz? " diye konuştu.

AK Parti İzmir Milletvekili Yaşar Kırkpınar ise tarımın sektörünün ciddi konuşulacak bir sektör olduğunu hamaset yapılacak bir sektör olmadığını söyledi.

Dünyada mevcut 13 milyar hektar toprak alanının sadece 5 milyar hektarının tarım toprağı olduğunu dile getiren Kırkpınar, bunun da 1,5 milyar hektarlık alanında tarım yapılabildiğini kaydetti. Kırkpınar, Türkiye'de 24 milyon hektarda tarım yapılabildiğini ve 14,6 milyon hektar alanın mera olarak kullanıldığını söyledi.

Kırkpınar, 2050 yılında dünya nüfusunun 10 milyar, Türkiye nüfusunun da 100 milyon olmasının beklendiğini belirterek, sözlerini şöyle sürdürdü:

"Şehirleşmenin artması, küresel ısınma, toprağın yanlış kullanımı, çölleşme, erozyon ve iklim değişikliği gibi nedenlerle tarıma elverişli araziler tehdit altında. Bunun için üretim potansiyeli yüksek 65 ilimizde 7 milyon hektara karşılık gelen 265 ovayı tarımsal sit alanı ilan ederek koruma altına aldık. 17 yılda çiftçilerimize 135 milyar liralık destek verdik. Ülkemiz 2005 yılından beri tarımsal hasılada dünya ve Avrupa'da çok ileri düzeydedir.

Tarımsal gelirlerimizi 37 milyar liradan 217 milyar liraya çıkardık. Tarım ve gıda ürünleri ihracatımızı 4 milyar dolardan 17,7 milyar dolara yükselttik. Bugün Türkiye, 195 ülkeye bin 690 çeşit tarımsal ürün ihraç ediyor. Tarım destek ödemelerini 1,8 milyar liradan bugün itibarıyla 17 milyar liraya ulaştırdık. Son 17 yılda çiftçimize 135 milyar lira destek ödemesi yaptık."

Hayvancılığı da öncelikli sektör olarak ele aldıklarını dile getiren Kırkpınar, son 17 yılda hayvancılığa yaklaşık 33 milyar lira destek verdiklerini söyledi.

Hayvan üretiminin en büyük maliyetinin yem fiyatları olduğunu ifade eden Kırkpınar, maliyetin aşağıya doğru çekilmesi hayvancılığa en büyük desteğin sağlanmış olacağını dile getirdi. Kırkpınar, buna ilişkin devletin, Toprak Mahsulleri Ofisi veya Tarım Kredi Kooperatifleri vasıtasıyla yem üretip maliyetine çiftçilere vermesi önerisinde bulundu.

İYİ Parti Aksaray Milletvekili Ayhan Erel, Konya Ovası'ndaki kaçak kuyulara dikkati çekerek, "Gelin imar barışı gibi bir kuyu barışı yapalım. Bu kuyuları ruhsatlandıralım. En azından oradaki çiftçilerimiz hibelerden, elektrik indiriminden faydalansınlar. Bundan sonra da gerçekten uygulanabilir önlemlerle kaçak kuyu açılmasına müsaade etmeyelim."dedi.

HDP Şanlıurfa Milletvekili Ayşe Sürücü, AK Parti iktidarının 17 yıldır uyguladığı yanlış politikalardan bir an önce vazgeçmesi, çiftçiyi merkezine alan bir tarım politikasını uygulamaya koyması gerektiğini söyledi.

MHP Ankara Milletvekili Mevlüt Karakaya, toprak su ve diğer kaynaklarla ilgili ciddi sorunların olduğunu belirterek, "Toprak koruma konusunda son yıllarda biraz daha hassasiyet gösteriliyor. Bir santimetre toprağın oluşması için en az 500 yılın gerektiğini düşünürsek bunun ne kadar kıymetli hazine olduğunu anlarız." dedi.

Tarımsal destekleme konularının çok tartışıldığını anımsatan Karakaya, burada çok ciddi yanılgıların söz konusu olduğunu söyledi.

Tarımsal desteklerin iki temel alanı bulunduğunu, bunlardan birisinin fiyat diğerinin ise girdi olduğunu ifade eden Karakaya, şunları kaydetti:

"Özellikle 2001 yılında yapılan güçlü ekonomiye geçiş programıyla birlikte tarımsal desteklerin yapısında bir değişme oldu. Dönemler arasındaki karşılaştırmada bir karşılaştırılabilirlik eşdeğerlemesi yapmadan salt rakamlarla değerlendirmenin son derece yanlış olduğunu ifade etmek istiyorum."

tbmmtarımbütçebekirpakdemirlimehmetbekaroğlu