Önce İnsan Sonra Haber

Masum değilsiniz hiç biriniz!

Vatandaş kötü ekonomik koşullar altında inim inim inlerken bunlar devletin imkanlarını kendilerine yol yapmış.

Gündem 2 Aralık 2019 Pazartesi / 6 gün önce
Masum değilsiniz hiç biriniz!

Ekleyen: Kozmiktürk

HAKAN ŞANLITÜRK 

Türkiye’de muhalefette başka iktidarda başka konuşmak ve davranmak maalesef gelenektir. Hani 'karakolda doğru söyleyip mahkemede şaşma' yakıştırması var ya aynı onun gibi…

Şöyle bir hafızalarınızı yoklayın. Ak Parti ve mensupları muhalefetteyken neler dediler iktidar olunca ne yaptılar?

Bizde iktidarların değişme geleneğinin temelinde –seçimli dönem için- iktidar ekonomide ve güvenlikte duvara çarpar, kriz olur; muhalefetten bir parti çare olarak görülür ve iktidara getirilir. Yıllar sonra aynı şey bu parti için de geçerli olur ve kısır döngü böylece sürüp gider.

Yani muhalefet iktidar olur, iktidardayken suçlamaların ve krizin hedefi haline gelir ve gider. Yerine geçmişte onun muhalefet döneminde ortaya koyduğu söylemlere sahip başkası getirilir, devran döner gider. Başka bir tarifle, 'temizim diye gelinir kirlenerek gidilir.'

Bunları anlatmama neden; Ahmet Davutoğlu ve Şehir Üniversitesi olayı…

Türkiye’nin dertlerine çare olacağı iddiasıyla parti kurmaya hazırlanan Davutoğlu, bir süre önce twitterden şu mesajı paylaşmıştı:

“Son dönemde kamu yönetiminde akraba kayırmacılığına karşı her kesimde gelişen yaklaşım ümit veriyor. Yapılması gereken, parti ayrımı gözetmeksizin liyakat temelli bir anlayışla siyasi etik ve şeffaflık yasasını en kısa zamanda çıkarmaktır.” 

İçerik olarak herhalde itiraz edeniniz olmaz. Sonuçta ‘yolsuzluk, usulsüzlük olmasın, ahlak ve adalet hakim olsun’ diyor…

Şimdi bunları yazan, dileyen Ahmet Davutoğlu’na sormamız gereken önemli bir soru var. O soru Şehir Üniversitesi’yle alakalı.

“Ahmet Bey! Kurucusu olduğunuz Bilim Sanat Vakfı’nın (BİSAV) üniversitesi olarak bilinen İstanbul Şehir Üniversitesi’ne milyarlarca lira değerindeki Tekel arazisini bedelsiz verirken, Başbakan olarak bu kararı imzalarken ‘etik’ anlayışınızı evde mi bırakmıştınız?”

Gerçekten utanılması gereken bir hadise var karşımızda. Bir Başbakan fiili olarak içinde olduğu yapıya milyarlarca lira değerindeki araziyi bedelsiz olarak vermekten hicap duymamış.

Konunun diğer ilgi çeken tarafı ise Davutoğlu bu imzayı atarken ve peşkeşi resmileştirirken Cumhurbaşkanı Erdoğan seyretmiş, engel olmamış.

TBMM’nin en çalışkan milletvekillerinden Ömer Fethi Gürer arazi tahsisinin detaylarını kamuoyu ile paylaşmıştı. Tekel’in arazisinin İstanbul Kartal Dragos’ta deniz kıyısında bulunduğunu ve çok kıymetli bir arazi olduğunu anlatan Güerer, “Kartal Belediyesi bu araziyi istedi vermediler. Daha sonra belediye burada bir kazı çalışması başlattı. Önemli tarihi kalıntılar buldu. Bizans dönemine ait olan Brias Sarayı kalıntıları ortaya çıkarıldı. Kazıyı genişletmek istedi engellediler. Belediye buradaki tarihi alanları da koruyacak bir park yapmak istedi. Bölgeyi halka açmayı planladı izin vermediler” demişti.

Gürer, “İstanbul Kartal’daki deniz kenarında, Tekel’e ait metrekaresi 10 bin lirayı aşan 392 bin 588 metrekare arazinin içindeki 4 bin 100 nitelikli ve korunması gereken ağaçla birlikte, Şehir Üniversitesi’ne bedelsiz verildiği Sayıştay raporunda yer almaktadır” diye de eklemişti.

İlerleyen zaman bir başka gerçeği daha ortaya çıkardı. Devletten çok büyük ve değerli araziyi bedava alan üniversite bununla yetinmeyerek bu araziyi ipotek gösterip 370 milyon lira civarında kredi de almış. Bu krediyi de yine devlete ait bir bankadan, Halkbank’tan kasasına indirmiş.

Saadet zincirine bakar mısınız? Vatandaş kötü ekonomik koşullar altında inim inim inlerken bunlar devletin imkanlarını kendilerine yol yapmış.

Şehir Üniversitesi diğer örneklerinde olduğu gibi öğrencilerden eğitim için para alıyor. Ticari faaliyet yürütüyor. İşin bu boyutuyla ilgili Ömer Bey’in ifadelerine başvuralım:

“Bu vakıf üniversitesi öğrencilerden eğitim için gittiklerinde para almıyor mu? Alıyor. O zaman vakıf üniversitesine devletin, vergi vererek yurttaşların parasıyla yapılmış arazisi niye bırakılıyor? Şehir Üniversitesi’ne başvurduğunuz zaman yıllık olarak bir bedel ödemezseniz okuyamıyorsunuz. ‘Şehir Üniversitesi’ne, geçmişte Tekel’de çalışan ailelerin çocukları, üniversite sınavlarında puanı tutarsa ücretsiz olarak girebilir’ diye bir hüküm var mı? Yok. O zaman milyarlarca lira değerindeki Tekel’in bu arazisi Davutoğlu’nun kurucusu olduğu vakfın üniversitesine neden bedava veriliyor?”

Hadisenin gelişimini özetlemek gerekirse; Mühendis ve Mimar Odaları Birliği'ne (TMMOB) bağlı Mimarlar Odası, İstanbul Kartal'daki eski TEKEL arazisinin devriyle ilgili dava açtı. Danıştay, bedelsiz arazi devri gerekçesiyle yürütmeyi durdurma kararı aldı. Üniversitenin araziyi ipotek gösterip Halkbank'tan kredi almasından dolayı Halkbank, Danıştay'ın kararına da dayanarak önce üniversitenin kredi teminatlarını durdurdu sonra da tüm bankalardaki varlıklarına tedbir koydu.

Davutoğlu parti kurma işine soyunmasa belki de bu skandal ortaya çıkmayacaktı. Alan aldığıyla kalacaktı. İyi ki şartlar böyle gelişti, rezillik ortaya saçıldı. Şimdi Halk Bankası kredinin zamanında ödenmediği gerekçesiyle ipotekli araziye el koydu. Danıştay 13. Dairesi'nin kararı üzerine hukuki işlem başlatıldı ve söz konusu parselin mülkiyeti Maliye Hazinesi'ne intikal etti. İstanbul Şehir Üniversitesi'ne usulsüz olarak verilen taşınmazın bundan sonraki süreçte Milli Emlak Genel Müdürlüğü'nün tasarrufu altında olacağı bildirildi.

Devlet de millet de karlı çıktı. Daha doğrusu kendisine ait olan bir değeri geri aldı. Millete dürüstlük, ilkelilik dersleri veren bu olayın kahramanı Davutoğlu'ndan hesap sorulur mu? Davutoğlu özür diler mi? İzleyip göreceğiz...

Umarım bundan sonra gelecek iktidar ve mensupları, iktidar dönemlerinde yozlaşmazlar. Devletin malına mülküne, yetimin hak ve hukuna azami dikkati gösterirler…

hakanşanlıtürkşehirüniversitesiahmetdavutoğlutekelarazisi