Önce İnsan Sonra Haber

Mesut Yılmaz bomba gibi...

Mesut Yılmaz hem sağlığına kavuştu, hem de formuna... Hüsrev'de buna bizzat tanık oldum...

Gündem 6 Eylül 2019 Cuma / 2 hafta önce
Mesut Yılmaz bomba gibi...

Ekleyen: Kozmiktürk

Hakan Şanlıtürk
Kozmiktürk-Özel

İstanbul’da meşhur Hüsrev Lokantası’nda eski Başbakan Mesut Yılmaz’la yemekteydim. Lokantanın kıymetli patronu Abdullah Bey’de masamızda bizimle birlikteydi.

Malum Mesut Bey uzun süre sağlık sorunlarıyla uğraştı. Sevindirici olan ise bu sorunları yenerek bomba gibi aramıza dönmesiydi. 

Bilenler bilir; benim için Mesut Yılmaz özeldir. Kendisinin ülkemiz için de ‘özel’ olduğu kanaatindeyim.

Son yıllarda yaşadıklarımızdan sonra bu kanaatim daha da pekişti. Türkiye’nin ‘devlet adamı’ vasıflı, popülizmden uzak siyaset fertlerine çok ihtiyaç duyduğu görüldü. Hoş kendisi siyaset ve iktidardan uzak olsa da bilmediğiniz çok hizmetler yapmıştır Türkiye için!..

Mesut Bey’i sağlık problemleriyle mücadele ettiği dönemde yüz yüze sadece bir cenaze nedeniyle görebilmiştim. O ara kanserle savaşı devam ediyordu. Aradan geçen zaman diliminde bu zorlu savaş Mesut Bey’in galibiyetiyle neticelendi. Yapılan tahliller de temiz çıktı, o kötü hastalıktan eser kalmadı.

Bu sevindirici gelişmeden sonra Mesut Bey’i ziyaret etmeye karar verdim. Çarşamba için sözleştik. O gün kısa süreli hastane randevusu vardı. Ondan sonra bana vakit ayıracaktı. Öğlen saatlerinde aradım, hastaneye gidiyordu. Bana Hüsrev’e gitmemi söyledi. Kendisi hastanedeki işlemleri bittikten sonra teşrif etti. Mesut Bey’i beklerken ben de patron Abdullah Bey’le sohbet ettim. Çok güzel bir insan. Epey ortak yönümüzün olduğunu da gördüm.

Mesela o da benim gibi Mesut Bey’i ‘özel’ görenlerden. Mesut Bey’e bakışı, yaklaşımı benim gibi menfaate göre değil içten. İktidardan uzaklaştıktan sonra da devamlı Mesut Bey’in yanında olmuş…

Sohbette siyaset de konuştuk başka şeyler de… Siyaset kısmı özel, onları paylaşmayacağım.

Şunu vurgulamalıyım ki, sağlığına kavuşmuş Mesut Yılmaz oldukça formdaydı. Yüzü gülüyordu, esprileri sıralıyordu...

Öncelikle şahsımla ilgili sıcak ifadeleri için teşekkür etmeliyim. O ifadeler de aramızda...

“Mesut Yılmaz kanserin canına okudu” başlığı atmıştım. Onu hatırlattı, gülerek, “Ya yazıyorsun öyle, sonra kızıp geri dönecek, sen misin benim canıma okuyan diye…” dedi. Ben de “Artık bir şey olmaz. Ona güle güle” ilavesi yaptım.

Fazıl Say'ın, Kaz Dağları mücadelesine destek veren konserini paylaşmıştı, haber yapmıştım. Onunla ilgili şakaları oldu.

Yine kahraman Türk pilotun helikopteri dağda tek teker üzerine indirerek Mehmetçikleri indirip bindirdiği muhteşem videoyu paylaşmıştı. Ben de haberleştirmiştim. Onu tekrar izledik. "Ne kadar müthiş" dedi. "Şuna bakar mısın, nasıl askerleri indiririyor, oradakilerleri alıyor... Çılgınca, her babayiğidin harcı değil..." övgüsünde bulundu.

Eşi Berna Hanım’ı ise heyecanlandırdı. Berna Hanım Mr çekiminin sonucunu merak etmiş, cep telefonundan Yılmaz’ı aradı. “Sorma Berna neler oldu? Tansiyonum 36 şu an… Dur Hasan’a vereyim o anlatsın..” diyerek yüreğine indirdi. Tabi Hasan sonuçların temiz çıktığını, babasının şaka yaptığını anlattı da Berna Hanım rahatladı.

Esprilerden Abdullah Hüsrev’de nasibini aldı.

Hüsrev’de ne yediğimizi merak edeniniz olmaz herhalde. Zira orada menü belli. Mesut Bey sütlaç yedi, çay içti. Ben Mesut Bey'e fazla masraf ettirmek istemedim. Sadece kuru fasülye, pilav, sarma, süzme yoğurt aldım! Abdullah Bey patron olduğu için seyretti! Lezzetine, hizmetine söylenecek tek laf var; mükemmeldi.

1 saati aşkın sohbetin sonunda hatıra fotoğrafı da olsun istedim. Mesut Bey’in yakışıklı oğlu Hasan gördüğünüz fotoğrafı çekti. Çok güzel çektiğini söyleyebilirim. Benim gibi fotojenik olmayan birini bu kadar güzel çıkarmasından belli.

Fotoğraf sonrası Mesut Bey, “Şimdi sen buna yazarsın bir şeyler…” dedi. Gülüştük. Aklıma muziplik geldi. “’Maratoncu dönüyor…’ yazacağım” diye karşılık verdim. “Ama siz tekzip edersiniz diye çekiniyorum...” eklemesinde bulundum. Tekrar gülüştük.

Tabi bu arada Abdullah Bey, Mesut Bey’in siyasete dönmesini çok arzu ettiği için aradan bana kaş-göz işaretiyle, “iyi yerden lafı açtın, devam…” bakışları atıyordu. Mesut Bey bunları kaçırdı, ben buradan jurnallemiş olayım…

Sevgili vatandaşlarımızın popülist siyasetçiler yerine devlet adamlarını tercih ettikleri günleri görmek temennisiyle…

Mesutyılmazhakanşanlıtürkabdullahhüsrevyemekistanbul