Önce İnsan Sonra Haber

Tansu Çiller'e 'melek yüzlü cani' kim dedi?

1994 ekonomik krizi sırasında siyaset koridorlarında neler yaşanıyordu?

Gündem 22 Haziran 2019 Cumartesi / 3 ay önce
Tansu Çiller'e 'melek yüzlü cani' kim dedi?

Ekleyen: Kozmiktürk

HAKAN ŞANLITÜRK yazdı…

Kozmiktürk-Özel

Fethi Akkoç 1991 - 1995 döneminde DYP’nin Bursa milletvekili ve NATO Parlamenterler Asamblesi Türk Grubu Başkanıydı. Gazeteci kökenlidir. O dönem gruplaşmasında Tansu Çiller’e değil merhum Süleyman Demirel’e yakın isimlerdendi.

Şimdilerde emekliliğin tadını çıkaran Akkoç, 5 Nisan 1994 kriz sonrası Tansu Çiller’le yaşadığı anektodu ilk kez kozmiktürk’e anlattı.

5 Nisan kararlarından hemen sonra, bütün yatırımların durdurulduğu sırada Başbakan Çiller’in odasında Konya Milletvekili Osman Özbek ile Tansu Çiller arasında buğday taban fiyatı kavgası çıktı.

Özbek, 1200 lira vereceğini söyleyen Çiller’e ‘1600 lira sözümüz var. Vereceksiniz’ diye diklendi. Tartışma hararetle devam ederken Çiller baklayı ağzından çıkardı ve, “IMF 500 milyon doları serbest bırakmazsa maaş ödeyemeyecek haldeyim. Para olmadığı için veremem’ demek zorunda kaldı. Özbek yine de ikna olmadı, “1600 lira verilecek, söz verdiniz” diye söylene söylene odadan çıktı.

Bu gerilimin ardından oda boşaldı. Tansu Çiller oturduğu sandalyeden kalkıp cam kenarına doğru ilerledi. İçişleri Bakanlığı binasının olduğu yana doğru bakmaya başladı. Bu sırada Bursa Vekili Akkoç odaya girdi. Çiller’in sıkıntılı halini görünce kendince bulduğu bir formülü gündeme getirdi. Merkez Bankası'ndaki Dövize Çevrili Mevduat (DÇM) hesapları imkanından bahsetti. “Bunu yaparsanız size 1 milyar dolar bulurum” dedi.

Çiller önce umursamadı, “Bu da kendini ne sanıyor?” der gibi baktı. Akkoç anlatmayı sürdürünce Çiller yavaş yavaş dikkat kesilmeye başladı ve sonunda da en ince ayrıntısına kadar konuyu dinledi. Ardından da, “Sen bunları nereden biliyorsun?” diye sorma gereği duydu…

Çiller ikna olunca operasyonun startı verildi. İlk ve en önemli adım Çiller’in yapacağı konuşma metninin hazırlanmasıydı. Metin gurbetçilere hitap edecek ve döviz istenecekti.

Çiller 9 sayfalık metni kısa zamanda hyazırlattı ve Akkoç’a gönderdi. Zarfı açan Akkoç okudukça yüzünü ekşitti. Bitirince kalemi eline alıp bütün sayfalara çarpı atarak metni Çiller’e geri gönderdi. Ardından başka birileri metin hazırlayarak Çiller’e getirdi. O da Akkoç’a yolladı. Fethi Akkoç 2. metni de çarpıya boğdu, aynı zarfın içinde Çiller’e iade etti. 2. Metnin de geri geldiğini gören Çiller telefona sarıldı, Akkoç’u aradı. “Ne yapıyorsun kardeşim? Metni hazırlatıp gönderiyorum sen çizip çizip bana iade ediyorsun?” dedi. Akkoç, “Sayın Başbakanım metinlerdeki anlatımlarla sonuç alamayız. Benim hazırlayacağım konuşma metnini televizyonda okursanız ancak öyle sonuç alırız” dedi.

Mutabakat sağlandı, Akkoç metni yazdı. Yayınlanacağı gün konusunda da Çiller’e itiraz etti. 14 Mayıs için uzlaşıldı. Ve Çiller o metinle, gurbetteki vatandaşlardan destek istedi. Operasyon başarıyla sonuçlandı. 1 milyar 49 milyon dolar para desteği verdi gurbetteki vatandaşlar.

Fethi Akkoç’un eline o sırada bir mektup geçti. Mektup, “Melek yüzlü cani” diye başlıyordu. Ardından da şöyle diyordu:

“Senin yanlış ekonomi politikan yüzünden Marmarabank’ta 290 bin markım battı. Ama televizyonda senin konuşmanı dinleyince dayanamadım, kızım, eşim ve benim adıma 5’er bin mark gönderdim. Allah seni bildiği gibi yapsın.”

Akkoç mektupla beraber Çiller’in odasına girdi. Çiller kendisine öyle bir sarıldı ki, Fethi Akkoç o anı anlatırken, “Aklımdan ‘Necmettin Cevheri görmesin bu tabloyu’ diye geçirdim" dedi ve "Necmi Abi görse bana düşman olurdu" eklemesi yaptı. Çiller toplanan döviz nedeniyle mutluluktan uçuyordu. Çocuk gibi zıplıyordu. O sevinçle kucaklamıştı Akkoç’'u. Bu sırada dudaklarından, "Önümüzdeki dönem 40 kişi A Takımı getireceğim. 10 kişisi senin gibi çıksa yeter" sözleri döküldü.

Sonra Düsseldorf'tan bir gurbetçinin yazdığı mektubu gösterdi Çiller’e. Çiller, gülerek “Ben o kadar kötü müyüm?” diye sordu. Akkoç da siyasetçi yanıtı verdi: O da şöyleydi:

“Önemli olan sizin yurtdışında olan etkiniz. Bu mektupta övgü de var yergi de...”

Fethiakkoçtansuçiller5 nisankrizdçm