Bahçeli partisinin 2012 yılının ilk grup toplantısında konuştu.
Milliyetçi Hareket Partisi Genel Başkanı Devlet Bahçeli yaptığı konuşmada, Uludere olayı ile ilgili hükümetin tatmin edici bir açıklama yapmadığını söyleyerek; "Yapılan cenaze törenlerinin PKK şovuna çevrilmesi, örgüt paçavralarının tabutların üzerine serilmesi esasen olayın arkasındaki sisli yanları da kısmen netleştirmiştir" dedi.
"SÖMÜRGE KARTLARI HAÇLI İTTİFAKI ARASINDA DAĞITILMIŞTIR"
2011 yılının en önemli uluslararası olaylarından olan Arap Baharı'nın emperyalist güçlerinin oyunu olduğunu söyleyen Bahçeli, AK Parti Hükümetinin politikalarını eleştirdi. Bahçeli; "AKP Hükümeti, deyim yerindeyse ateşle çevrili bir alana, bulaşıcılığı yüksek hadiselerin ortasına ülkemizi gözü kapalı bir biçimde sürüklemiştir. Bunların en başında ise Arap Baharı isimli BOP projesi ve uygulaması gelmiştir. Başbakan Erdoğan, BOP Eşbaşkanı sıfatıyla küresel hedeflerin ve tekliflerin Müslüman coğrafyasına taşınmasında önemli roller üstlenmiş ve komşularla sıfır sorun politikasından geri dönülmeyecek bir şekilde savrulmuştur. Ortadoğu’nun yeniden dizaynı, kuzey Afrika’nın bir kez daha tanzimi amacıyla sokaklar tahrik edilmiş, yönetimler devrilmiş, rejimler deprem geçirmiştir. Yakın coğrafyalarımızdaki istikrarsızlık ve isyan trafiği bu çerçevede gittikçe yoğunlaşmış, 95 yıl önce karılan sömürge kartları bir kez daha Haçlı ittifakı arasında dağıtılmıştır. Tunus, Mısır, Yemen, Bahreyn, Libya tarumar edilmiş; sosyal çılgınlık, ekonomik ve siyasal çözülmeyle birlikte bu ülkeler yerle bir edilmiştir" diye konuştu.
Başbakan Yardımcısı Bülent Arınç'ın Bütçe konuşmalarında yaptığı konuşması eleştiren Bahçeli şöyle konuştu; "Hükümetin bir bakanının, bütçe görüşmelerinin son gününde Meclis Genel Kurulundaki zırvalarıyla, bölücülükten sabıkalı bir milletvekilinin haddi ve sınırı aşan düşüncelerini Başbakan’ın yaklaşımından ayrı ve bağımsız ele almak doğru değildir.Başbakan Erdoğan’ın başlama vuruşunu yaptığı kimlik temelli parçalanma sürecine, gecikmeyle de olsa hem kendi hükümetinden hem de aynı hedefleri paylaştığı siyasi bölücü yüzlerden katkı ve destek gelmesi şaşırtıcı görülmemelidir. Gözlerinden yaş, ağzından fitne eksik olmayan AKP’nin çok konuşan bakanının; “kim, ne varsa bu topraklar üzerinde kendi kimliğini rahatlıkla söyleyecektir. O kimliğe saygı duyacağız, o kimliğin bütün kültürel haklarını, anayasal haklarını vereceğiz, tanıyacağız, diline saygı duyacağız" sözleri AKP’nin gerçek yüzünü bir kez daha ve kesin olarak göstermiştir."
"ULUDERE OLAYI HÜKÜMET TARAFINDAN ARAŞTIRILMALI"
Uludere'de 35 sivilin hayatını kaybettiği hava saldırısına ilişkin hükümetin açıklamalarının tatmin edici olmadığını söyleyen Bahçeli, şunları söyledi; "Terörist geçiş güzergâhı olarak belirlenen bir sınır noktasına, havadan düzenlenen operasyon neticesinde sivillerin hayatını kaybetmesi birçok kuşku ve muammayı da gündeme taşımıştır. Ayrıca kamuoyuna yansıyan görüntüleri ve olayları aziz milletimiz kaygıyla ve ibretle izlemiştir. Yapılan cenaze törenlerinin PKK şovuna çevrilmesi, örgüt paçavralarının tabutların üzerine serilmesi esasen olayın arkasındaki sisli yanları da kısmen netleştirmiştir."
"BU SON YAŞANANLAR AKP'NİN, TÜRK DEVLETİNİ NE HALE GETİRDİĞİNİ İSPAT ETMİŞTİR"
Uludere'deki olay sonrası basında yer alan haberleri de eleştiren Bahçeli, Uludere'deki olayın duyulmasından sonra yapılan protesto gösterilerinin de tahammül sınırlarını zorladığını söyledi. Bahçeli; "Uludere’deki talihsizlikten sonra, şehirlerimizde bölücü terör yandaşlarının çıkardığı olaylar, düzenledikleri saldırılar tahammül sınırlarını fazlasıyla zorlamıştır. Malum medya manşetlerinden halkını bombalayan devlet iftiraları, konuyu katliamla ilişkilendiren haber ve görüşler yeni bir oyunun gösterime girdiğini açıklıkla kanıtlamıştır. Kaymakama kalkan kanlı elleri toplum psikolojisi olarak masumlaştıran, ama sıra Uludere’ye gelince özür bekleyen maksatlı zihniyetleri aziz milletimiz hayret ve kızgınlıkla takip etmiştir. Bu son yaşananlar AKP’nin, Türk devletini ne hale getirdiğini, ölçü ve ayarlarını nasıl bozduğunu bariz olarak ispat etmiştir. Elbette ki olay hükümet tarafından çok yönlü araştırılmalı ve gerçekler bir an önce ortaya çıkartılmalıdır. Temennimiz, beklentimiz ve isteğimiz bu yöndedir." dedi.
Bugüne kadar yapılan açıklamalar içinde Genelkurmay Başkanlığı’nın yaptığı resmi açıklama dışında doyurucu ve ayrıntılı bir hükümet açıklamasının henüz yapılmadığını belirten Bahçeli, Başbakan Erdoğan’ın ayaküstü beyanatı, AKP temsilcilerinin ve bölgeye giden bakanların birkaç sözü dışında tatmin edici bir açıklamanın da halen yapılmadığını belirtti.
Bahçeli, yaşanan son gelişmeler sonrası Milliyetçi Hareket Partisi'nin önerilerini sıraladı;
1-Barzani ve Talabani PKK’nın yanında ve himaye edenleridir. Terör örgütü PKK'nın Kuzey Irak'taki varlığının sebebi budur.
2-Türkiye yıllardan beri yalnızca terörist öldürerek, inleri bombalayarak terörü ve daha geniş anlamıyla bölücülüğü yok edeceğini düşünmüş, ancak bu yanlış yorum yaşanan olaylarla kendisini yalanlamış ve boşa çıkarmıştır. PKK terör örgütü, her dönemde kendisine destek çıkacak, yararlanacak, tetikçi olarak kullanacak yeni sahipler bulabilmiştir. Üstelik bu projeler bizzat Başbakanın taşeronluğu ile Okyanus ötesinden yönetilmektedir. Türkiye'nin ABD’ye rağmen veya ABD’yi ikna ederek Kandil’e girilmesi ve konuşlanılması mutlak anlamda şarttır.
3- Uludere sınır bölgesinde ölenler bu kadar büyük bir grup halinde PKK ile onun etkin olduğu alanda güven içinde kaçakçılık yapıyorlarsa; aklımıza iki husus gelecektir: Bunlar kendilerine dokunulmayacağını ihsas eden ya bir garanti almışlar, ya da terör örgütünün yeni bir oyunu dahilinde tuzağa çekilip öldürülme ihtimaliyle yüz yüze bırakılmışlardır.
4- Yüzde bir bile ihtimal olsa, sınırlarımızdan kanun dışı yollardan girenlerin bir tek Mehmetçiğe, bir tek vatandaşımıza zarar vereceği hesap ediliyorsa ve bu bir tehdit olarak görülüyorsa devlet derhal gereğini yapmalıdır ve bu son olayda da yapmıştır. Mehmetçiklerimizin, polislerimizin ve korucularımızın hayatı ihtimallere teslim edilemeyecek kadar kıymetli ve bizim için azizdir.
5- Türkiye mutlaka kendisine avantaj sağlayacak arazi derinliğine sahip olacağı yerden itibaren derhal güvenlik kuşağı oluşturmalıdır. Bu vesileyle hatırlatmak isterim ki, Uludere üzerinden nemalanma arayışında olanlar, bu meseleyi kanatarak siyasi prim elde etmeye çalışanlar, büyüyen kaos dalgasından muaf olmayacaklarını, rüzgar ektikleri yerden fırtına biçeceklerini unutmamaları gerekmektedir. DHA