İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı'nın KCK’ya yönelik soruşturma kapsamında MİT Müsteşarı Hakan Fidan, eski Müsteşar Emre Taner ve Müsteşar Yardımcısı Afet Güneş’i şüpheli sıfatıyla ifadeye çağırmasıyla ortalık yine kızıştı.
Bu gelişme akabinde Başbakan Erdoğan MİTçilere sahip çıkarken olayın "cemaat - hükümet" çekişmesinden kaynaklandığı yorumları gündeme geldi.
Peki bu iddialar doğru mu?
Özel Yetkili Savcıların atamasında hükümet yada Başbakan etkisi veya ağırlığı olduğu görüşleri kabul edilebilir. Çünkü Hükümet HSYK'nın yönetiminde istediği değişikleri yaptı. HSYK'da görülen hükümet etkisinin özel yetkili savcılara yansıdığını düşünmek de yanlış olmaz.
MİT Müsteşarı Fidan'ın da aralarında olduğu MİTçilere ifade davetinin bu nitelikte bir yapıdan gelmesi oldukça çarpıcı bir nokta. Demek ki savcıların tamamının hükümetin kontrolünde olduğunu da düşünmememiz gerekiyor.
MİT Müsteşarı Fidan'ın Erdoğan'dan ziyade Cemaatin ve Cumhurbaşkanı Gül'ün yakınında olduğu konuşuldu uzun süre. Buna karşın ifade olayı sonrası görülen manzara tersini izah ediyor. Ortada "Erdoğan'ın adamı Fidan" fotoğrafı var. Acaba bu durum ne derece doğru yada sağlıklı?
Bir arkadaşım yaşananları bana şöyle yorumladı:
"Hakan Fidan, Başbakan Erdoğan'a değil Cemaate ve Abdullah Gül'e daha yakındır. Atamasında da onların desteği olmuştur. Erdoğan ifade krizinde 'kelle vermemek' prensibi çerçevesinde MİTçileri koruma yoluna gitmiştir. Daha da önemlisi yaşadığımız MİT eksenli gelişmelerin temelinde bu kurum içindeki çekişmenin izleri vardır. MİT dışardan atanan Hakan Fidan'ı benimsememektedir. Bu huzursuzluğun geçmesi de kolay görünmüyor. Aslında Erdoğan, Fidan'ı değiştirse rahat edecek ama bunu düşünmediği gözleniyor."
SUAT KILIÇ
Suat Kılıç gazetecilik yaptığı dönemden arkadaşımdır. Kendisini severim. Ama Bakan olduktan sonraki performansı bende hayal kırıklığı yarattı. Adeta "kendimi yıpratmayayım, iş yapmasam da olur" havasında.
Halbuki sporun pek çok sorunu var. Şike hadisesi futbolu yere serdi. Futbol Federasyonu'nun hali içler acısı. Taraftar bilinci oluşturmakta adım atılmıyor. Sporda şiddet metrobüslerde yaşanan yıkımla tekrar karşımıza çıktı. Ama Bakan Kılıç piyasada yok. Genç ve yakışıklı arkadaşıma bu beceriksizlik görüntüsü yakışmıyor. Kendisini toparlamasını tavsiye ediyorum.
Ayrıca...
Şike mevzusunda "ne şiş yansın ne kebap" mantığıyla alınacak mesafe yoktur. Kim suç işlemişse cezasını keseceksiniz. İsmi, büyük kulüpler kategorisinde olduğu için özel muamele yanlıştır. Adalet büyük - küçük dinlememelidir. Herkese eşit yaklaşmalıdır. Dilerim kangren olmaya başlayan şike skandalına neşter vurabilecek cesur bir isim Federasyon Başkanı olur ve yara vücuttan atılır.
Sevgiyle kalın...