Bu şartlarda iyi sonuç...

Konumuz Suriye ve son gelişmeler...

Her şey 2011’de başladı. Esad’ın da basiretsizliği sayesinde kartopu gibi büyüdü ve bugünlere kadar geldi.

Türkiye bugün can derdine düştüyse 2011’de bizim hükümet yetkililerin Suriye de çıkan yangında rol almalarının payı vardır. Emperyalizmin dümen suyuna kapılıp Suriye’yi karıştırmak yerine bütünlüğünü muhafaza edecek desteği vermeliydik o zaman.

Bu hata yetmezmiş gibi Fırat Kalkanı Operasyonu için tam 3 sene geciktik. Zamanında o harekatı gerçekleştirseydik işimiz büyük olasılıkla daha kolay ve rahat olacaktı.

Uzatmayalım. Bunları bizim iktidardakilerin Suriye politikasında büyük günah taşıdıklarını not etmek için anımsattım.

Şimdi bıçak kemiğe dayanınca ‘nerden inceyse oradan kopsun’ tutumuna evrildik. Barış Pınarı Harekatı ile Fırat’ın Doğusu’na dayandık. Dünya ayağa kalktı. Trump adamlarını gönderdi anlaşma yapma durumunda kaldık.

İşin garip tarafı sözkonusu olan Suriye ama bu ülke dışında herkes Suriye sahasıyla ilgili adım atıyor. İşgal böyle birşey. Emperyalistler dişlerini geçirmiş bir kere. Uğraş ki o dişleri açasın, yarattığı çıkarasın, tahribatı giderecek tedaviyi yapabilesin.

Aslında Suriye’de olması gereken gayet açık. Suriye devletinin toprakları üzerinde hakimiyet kurmasına yardımcı olmak çözümün kısa özeti. Bu noktada Türkiye’nin şu anda Suriye’yi kim yönetiyorsa onunla muhatap olması mantıklı bir görüş. Peki bunu neden yapmıyor veya yapamıyoruz. Yoksa bizimkilere Esad’la görüşme izni mi vermiyor birileri?

Esad’la anlaşma yapılsa, hem kimse 'Türkiye işgalci' diye ciyak ciyak bağırmaz hem de teröristlerin temizlenmesinde daha az bedel ödenebilir. Esad’la uzlaşıp Suriye’de operasyon yaparsanız kimse ‘şu kadar kilometreden öteye gidemezsiniz’ de diyemez.

Ruslar ‘Kürt sorunu’ diyor, Amerikalılar zaten hamisi oradaki YPG/PYD/PKK teröristlerinin. Gerçi Rus Bakan Lavrov, "Sahada Suriye'nin egemenliği ve toprak bütünlüğünün yanı sıra Türkiye'nin güvenlik çıkarlarını temin edecek gerçekliklere yol açacak bir diyaloğa destek vereceğiz” diyor ama... Onlara güvenirseniz bence kazık yeme olasılığınız yüksek. ABD, Rusya yerine ülkenin resmi yönetenleriyle oturmanız aklın icabı. Bu sayede sınırlarımızı daha güvenli hale getirebiliriz.

Suriye toprağında işgalci konumdaki Amerikalılarla anlaşma yaptık. Biz işgalci değiliz çünkü Adana Mutabakatı bize hak veriyor. Anlaşmayı Amerikalılar ‘ateşkes’ biz ‘mola’ diye tarif ettik. Teröristlerin hamisi Amerika aracılığıyla ölmeden Türk askerinin önünden çekilmesine onay verdik. Şimdi 5 günlük mühletin dolmasını ve teröristlerin gidip gitmediklerini takip edeceğiz. Uzlaşmaya göre gitmeleri halinde harekat duracak. Gözlem noktaları oluşturulacak. Ayn El Arab ne olacak belirsiz.

Mevcut durumda bu uzlaşma 'hiç yoktan iyidir' diyebiliriz. Lakin bunla iş bitmeyecek. Güvenli bölge Irak’dakine benzerse vay halimize.

Ben bizim siyasilere hiç güvenmiyorum. Türk Silahlı Kuvvetleri, Devlet bürokrasisi tek güvencem. Onlar umarım geçmiş hatalardan ders çıkarmıştır.