Vergi ve gelir dağılımındaki adaletsizlik alt ve orta direğin belini büküyor. Konunun mağdurları ve temsilcileri yıllardır dile getirmelerine karşın bu konuda iyiye doğru gidiş sağlanamıyor. İşçi ve memurlar her geçen gün bu adaletsizlikten daha fazla olumsuz şekilde etkileniyor.

Geçtiğimiz günlerde TÜRK-İŞ,  HAK-İŞ ve DİSK yöneticileri bir araya gelerek bu konulara dikkat çekti. Onların aktardığına göre, Türkiye'de gelir vergisi mükelleflerinin büyük çoğunluğunu ücret geliri elde edenler oluşturuyor. Ücretli çalışanlar üzerinde hem doğrudan gelir ve kazanç üzerinden alınan, hem de dolaylı olarak mal ve hizmet üzerinden alınan vergilerin ağır yükü bulunuyor.Kamu ve özel sektörde çalışan milyonlarca işçi ve memurun gelir vergileri kaynağından kesinti yapılarak ödeniyor.

"Ücretlerimizden kesilen vergiler, Gelir Vergisi hasılatının önemli bir kısmını oluşturuyor" diyen sendikacılar, uygulanan vergi politikaları nedeniyle, işçiler üzerinde ağır bir vergi baskısı bulunduğunu kaydediyor. İşçinin eline geçen net ücret, vergi kesintileri nedeniyle, yılbaşına göre geçen sürede giderek geriliyor. Ücretli çalışanların net ücreti, bir yandan enflasyon nedeniyle satın alma gücünü kaybetmesiyle, diğer yandan artan vergi oranı nedeniyle azalıyor.

Yani "Bu vergi düzeni adil değildir…" diye haykırıyorlar. Bunun anlamı aynı zamanda sosyal adaletle, Anayasa'nın sosyal hukuk devleti ilkesiyle bağdaşmadığıdır. Peki Anayasa'yla bağdaşmayan bu anlayış sürdürülebilir mi?

Sendikacıların diğer tepkisi de TBMM’ye sunulan vergi düzeninde yeni değişiklikleri içeren yasa teklifinin emekçilerin beklentilerini karşılamamasına yönelik. Çalışanların 2005 yılı gelir vergisi tarifesine uygulanan yüzde 15-20-25-30-35 gelir vergisi oranı, 2006 yılından bu yana yüzde 15-20-27-35 olarak yükseltilmişti. 2005 yılında gelir vergisi tarifesi brüt asgari ücretin 13,5 katı iken, günümüzde 7 katına denk geliyor. Çalışanlar her yıl daha fazla vergi ödemek zorunda kalıyor.

Bu 3 sendika temsilcisinin vergiler ve gelir dağılımındaki probleme çözüm önerilerinde ise şu hususlar yer alıyor:

- Emek üzerindeki vergi yükünün azaltılması ve verginin geniş kitlelere adil bir şekilde yansımasının sağlanması gerekmektedir. O nedenle, gelir vergisi tarife basamakları ve oranları acil olarak çalışanlar lehine güncellenmelidir.

- Bütün ücretlerden asgari ücrete tekabül eden kısım vergiden muaf olmalıdır. Asgari ücret sonrası ilk vergi basamağı için uygulanacak oran yüzde 10 olmalıdır.

- Düşük gelirli hane halkının tüketiminde önemli payı olan gıda ve alkolsüz içecekler, eğitim, sağlık ile giyim ve ayakkabı grubu için halen indirimli vergi oranı uygulanmaktaysa da düşük gelirli ailelerin tüketim vergi payını azaltmak için bu oranın daha da aşağıya çekilmesi sağlanmalıdır.

- Ücret geliri elde eden kişilerin giderlerini ödedikleri vergiden indirememelerinin doğurduğu anayasal eşitlik ilkesine aykırılık halini karşılayabilmek için, tıpkı gayrimenkul sermaye iratlarında olduğu gibi, yüzde 25’lik götürü gider indiriminin yapılmasını öneriyoruz.

- İşçinin kendisi ve diğer aile fertleri için yapmak zorunda olduğu gıda, barınma, giyim, ısınma, elektrik, sağlık, eğitim gibi giderlerinin gelir vergisi matrahından mahsup edilmelidir. Zira benzer harcamalar, beyanname usulü ile vergiye tabii mükellefler tarafından gelir vergisi matrahından mahsup edilebilmektedir.

- Bireysel doğalgaz, elektrik, su, ulaşım ve iletişim hizmetleri tüketiminden alınan KDV yüzde 1’e düşürülmelidir.

- Temel tüketim mallarından alınan KDV sıfırlanmalıdır.

+++

Sendika temsilcileri vergide sağlanacak düzenlemelerin, ücretli çalışanlar aleyhine olan haksız ve adaletsiz durumu ortadan kaldırması ve emekçiler lehine iyileştirilmesi talebini ortaya koydu. Eleştirilerni şöyle izah etti:

"Bu ülkenin sağladığı kaynakları kullanarak gelir ve servet elde edenler, topluma karşı yükümlülüklerini yerine getirmeli ve kazançları oranında vergi ödemeleri sağlanmalıdır. Adil bir gelir dağılımını sağlayan, aile yükümlülüklerini dikkate alan, vergi adaletini ve eşitliğini hedefleyen ve kayıt dışı ekonominin önlenmesi amacıyla vergi oranlarında indirime gitmeyi savunan bütüncül bir gelir vergisi sistemine yönelik politikaların geliştirilmesini öncelikli hedefler arasında olmalı. Vergi oranlardaki yükselme kayıt dışı çalışmayı artırır. Adaletsiz vergi düzeninin değiştirilmesini, emekçilerin vergi yükü altında ezilmesine son verilmesini istiyoruz.Sosyal adalete, Anayasanın sosyal hukuk devleti ilkesine uygun bir vergi sistemi talep ediyoruz."

Geçmiş tecrübeler ve ekonominin içinden geçtiği kötü dönem işçi ve memurların üzerindeki yükün azaltılacağına yönelik ümit vaad etmiyor. Ama bu adaletsizlikleri ortadan kaldırmadan da mutlu bir toplum inşa etmek zor görünüyor.