Herkes 'Kızıl Elma'nın, Biz 'Seçim Alma'nın peşindeyiz...

Hiç bir ilahi ve nesnel karşılığı olmayan yahudilerin Kızıl Elma'sı haline gelmiş Arzı Mevut (vadedilmiş topraklar) hayaline uygun olarak İsrail Tel Aviv'den yönettiği operasyonla İran'a kadar olan bütün taşları döşemedi mi?

Tunus, Libya, Mısır, Suriye, Irak düşürülüp son kale olan Misak-ı Milli'nin güney  sınırına komşu olmadı mı?

Amerika bile Kuzey Irak ve Suriye'deki askeri varlığını İsrail'in güvenliğini sağlama iddiasına dayandırarak kendisine meşru bir alan yaratmıyor mu?

Peki kim çıkıpta İsrail nere bizim güney sınırımız nere, ne alakası var diyebiliyor?

Ortaokul tarih kitaplarında bile savaşların anlaşmaların sebep sonuç ilişkileri incelendiğinde karşımıza çıkan en belirgin Rus Kızıl Elma'sı boğazlardan geçip sıcak sulara inmek değil miydi? Peki Rusya sıcak denizlere indi mi? Indi. Hatta Akdeniz kıyısında Suriye topraklarında hem hava (Hmeymim hava üssü) hem deniz üssü (Tartus deniz üssü) var mı?  Var. Kaldı ki biz bile Rusya'dan izin almadan Suriye topraklarındaki terörist unsurları takip edemiyor ve hava operasyonu düzenle yemiyoruz...

Amerika konusuna hiç girmek bile istemiyorum. BOP'u hayata geçirmek için canhıraş çalışırken hiçbir hassasiyetimizin ve kırmızı çizgimizin dikkate alınamadığını gormemize rağmen, yapılan cüretkar, tahrik edici ve düşmanca açıklamalara da sadece 'bizi üzmüştür' diye karşılık vermek ancak teslimiyetin ve kabullenmenin göstergesi olabilir...

BEKA diye bağırıp duruyorsunuz. Şimdi size soruyorum;

"Bize bir tane ama bir tane örnek gösterin. Mevcudiyetiniz ve çabalarından dolayı hayata geçirilmemiş bir emperyal devlet planı söyleyin..."

Söyleyemezsiniz, çünkü yok. Bakın herkes işini tıkır tıkır yürütüyor ve siz sadece seyrediyorsunuz, evet seyrediyorsunuz.

Hem de bu yaşanan vehametten bir siyasi varlık sebebi çıkartacak kadar gaflet ve delalet içinde seyrediyorsunuz...