Diyanet İşleri Başkanı Ali Erbaş, Ayasofya'nın açılışında Atatürk'e lanet okudu.

Sevda Noyan,  Atatürk'e put benzetmesi yaptı.

10 Kasım'da Karabük Polis Meslek Eğitim Merkezi'nde arkadaşlarıyla sohbet eden İ.Ö. Atatürk'e hakaret etti.. 

Okul yönetimi tutanak tutarak jandarmaya haber verdi. Gözaltına alınan İ.Ö., işlemlerinin ardından sevk edildiği adliyede, çıkarıldığı mahkemece tutuklandı. İ.Ö., avukatının itirazı üzerine 2 gün sonra serbest kaldı. Yeniden okula dönen İ.Ö. şu anda polis...

Düzce’de Akçakoca Müftüsü Şaban Soytekinoğlu...

Bu şahıs bir önceki  cuma vaazında Selanik göçmenlerine demediğini bırakmadı. Selanik göçmenlerinin yüzde 90’ının Sabetayist olduğu ve Müslüman olmadığı gibi çirkin sözler dile getirdi.

Üsküdar Yıldırım Beyazıt Camii eski İmam Hatibi Mustafa Demirkan, Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın da bulunduğu programda, "Bu ve bu gibi mabedlerin mabed olarak kalması için inşa edilmiştir. Öyle bir zaman geldiki bir asır gibi bir zaman içinde ezan ve namaz yasaklandı ve müze haline çevrildi. Bunlardan daha zalim ve kafir kim olabilir... yarabbi bir daha bu zihniyetin bu milletin başına gelmesini mukadder buyurma..." ifadelerini kullandı.

Cumhuriyetimizin kurucusu Mustafa Kemal Atatürk'ün kendisini bıraktılar ailesine de iğrenç sözlerle saldırdılar. Hasan Akar isimli meczup annesine hakaret etti. Neyse ki Cübbeli Ahmet araya girdi ve "Bu da CIA’in oyunu. Atatürk’ün annesine hakaret edenlere kaynaklık eden Rıza Nur gavurun önde gideni"  diyerek ağızlarının payını verdi.

Bu skandalların sık yaşanması alçakların varlığının yanında milleti bölme, birbirine düşürme amaçlı da yapılıyor olabilir. 

Millet aç, bu yetmezmiş gibi borç yükü altında. Gençler iş bulamamaktan muzdarip ve çoğu depresyon hapı kullanıyor. Suç örgütü liderinin iddiaları yönetenlere olan güven erezyonunu katlıyor.  Adaletsizlik, hukuksuzluk, yolsuzluk gırla gidiyor. Dışarda ve içerde ciddi güvenlik riskleri mevcut...

Böyle bir tabloda herkese düşen sorumluluklar vardır. En başta da iktidarda olanlara...

Ak Parti'nin yaptığı atamalar öteden beri problemli. Sanki layık olanı değil de bağlı olanı, biat edeni tercih ediyorlar. Yapılan atamalarla iş başına gelenlerin skandal davranış veya açıklamalarını da son zamanlarda sıkça duyuyoruz.

Kim ki insanlarımız arasındaki diyaloğun, kardeşlik havasının, birliğin dağılmasına yol açacak tutum, davranış, ifade ve eylemler ortaya koyar; inanın o veya onlar bu ülkenin düşmanlarıdır.

1980 öncesi sağ-sol çatışmaları uydurup milleti birbirine düşürdüler. Gencecik çocuklarımız birbirlerine kurşun sıktı. Hiç uğruna öldüler, öldürüldüler, asıldılar. Olan bu ülkeye oldu. Faturayı halkımız ve ülkemiz ödedi.

İktidar sahiplerine sesleniyorum; yeter artık, kutuplaştırmayın, bölmeyin, işinizi yapın. Açlığa yokluğa çare bulun. Hukuksuzluğu oratadan kaldırın. Şahsi ikballeriniz için ülkeye-insanlarına kıymayın.

Atatürk'e düşmanlık edenlere sesleniyorum; yanlış yoldasınız, aklınızı başınıza alın. Sizin yaptığınız kahpelikten başka şey değil.... 

Ve son söz olarak da şunu diyorum:

Atatürk'ü sevmezse gönül aşkı ne bilir...