Ne ülkeyiz ama...

Bir günde başka ülkelerde bir yılda olacak kadar gündemi yaşıyoruz.

Başörtüsü, darbe, rektör ataması, protestolar ve il başkanını DHKP-C'li ilan etme...

Birincisi Türkiye'de başörtüsü sorunu bitmiştir. Bu konuyu kim ısıtır önünüze getirse bilin ki kötü niyetlidir, itibar etmeyin.

İkincisi darbe konusu. Geçmiş tarihimiz bunun acılarıyla dolu. Demokrasi içinde sorunlarımızı çözme becerisi kazanmalıyız. Bunun için de öncelikle iktidarın demokrat davranışlar sergilemesi gerektiğini bilin...

Boğaziçi olayı için...

Öncelikle ben üniversitelerde rektörlerin seçimle belirlenmesine karşıyım. Atama olsun ama atanacak isimler isabetli belirlensin.

İktidara sormak isterim:

Her yere Ak Partili birini atamak zorunda mısınız?

Bu ülkenin üçte ikisi sizin gibi düşünmüyor diye, onları kenara atmanız mı gerekiyor?

Bu nasıl demokrasi anlayışı ki her koltukta bana biat eden insanlar olsun diye bakıyorsunuz?

Bunun adı 'kör göze parmak sokmaktır' benden demesi. Kimse yaramaz insanları mevki makam sahibi yapın demiyor. Ama bu ülkede liyakat sahibi, vatansever dolu dolu evladımız var. Neden sadece partilileriniz? Yanlış atama yapmak düğmeyi yanlış iliklemektir. Provakatörleri sevindirmemek istiyorsanız hakkaniyetli işler yapmanız gerekir. Aksi halde gözden de gönülden de düşersiniz.

Canan Kaftancıoğlu'na yönelik ifadelere gelince...

Doğrusu ben kendisini güvenilir bulmuyorum, sevmiyorum da. Ama, Ak Parti Genel Başkanı yada Cumhurbaşkanı sıfatıyla da olsa direk muhatap alınıp DHKP-C'li suçlamasında bulunulması yanlıştır. Cumhurbaşkanı sıfatıyla il başkanı bu şekilde muhatap alınmamalıdır. Parti lideri olarak da... Madem bu il başkanı yani Kaftancıoğlu terör örgütü ile iltisaklıdır; o zaman bunun gereği neyse onu yapmalısınız. Yasalar işlemeli.

Görüşünü beğenmediğiniz herkese terörist, darbeci diyecekseniz ortada demokrasi olmaz. Baskıcı politikalar uygulayarak insanlarınızı da, ülkenizi de mutlu  edemezsiniz. Aksine çıkmaza sokarsınız.

Diğer bir notum:

FETÖ gayrı milli bir yapıdır. Bu açıktır, ortadadır. Bunlara rağmen halen FETÖ için çaba harcayan varsa her tokadı hak ediyor demektir.

Son not...

Bu ülkenin askerine, polisine, istihbaratçısına daima saygılı olun. Boğaziçi'nde 'katil polis' diye bağıranlar hangi akla hizmet ettiler acaba?

Bu üç meslek grubundaki görevlilere tavsiyemse devletin üniformasını giyip ekmeğini yiyorsunuz.. Sadece vatanınıza, milletinize ve yasalara hizmet edin...

Sorumlu bir gazeteci olarak samimi tespitlerimdir. Umarım bir işe yarar...